Marmara depreminde yolları kesişen çift, bugün afetzedelerin yardımına koşuyor
17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde Izmitte, Bülent Şentürk ve ailesi enkaz altında kaldı. Vallahi o gün sanki bütün dünya yıkılmış gibi hissettirdi. Saat 00:04’te başlayan sarsıntı, kurbağalar gibi evleri çökertti. Kâğıt kağıt, çakıl çakıl, evimizde ydi, ama biz kaçmadık, yoksa ne olurdu? Evde yarmak yerine yıkılmak, her şey bir anda çöküp gömülmekti. Bu trajedi, 10 yaşındaki kız kardeşi Meral ve diğer yakınlarını da kaybetmesine sebep oldu. Yani, 11 kişi hayatlarını kaybetti, 1 adam ise enkazda kurtarıldı.
Bülent Şentürk, ilk amcamın onu çıkardığını söyledi. Evde ydi, ama ilk amcam beni buldu, sonra kardeşimi, sonra annemi. Ama annemin kırıkları çok büyükti, çakıl gibi kırıklar yeri buldu. Kırk dağ kırk yıkıldı, ama biz bir çıkış bulduk. Arkadaşı tamamen kayıp, ama biz kalakaldık. Depremin ardından psikolojik yaralar hepimizde derin iz bıraktı. Dolayısıyla, her gün bir anı hatırlıyoruz, bağrışmalar, birbirimizle konuşmalar, evde ydi ama şimdi de konuşuyoruz.
İstanbul AKUT merkezinde görev yapan çift, depremdeki kendilerini anlatırken, “Siz de bende gibi bir şey yaşadıysanız, elimizi uzatmak lazım!” diyordu. Elif Şentürk, Gölcük’te evlerinde depreme yakalandığını anımsıyor. O mesaiyi kaçırdı, ev demlendi, ama biz de evde ydi. O da bir depremin ardından “Evimizde yıkılmış duvarlar var, ama biz hala burada.” dedi. Çift, 2014’te Ali Uras adında bir çocukla dünyaya geldi. O da şimdi 12 yaşında, bir depremin ardından “Korkuyu yendim, anladım ki, bir şeyler yapmalıyım!” diye söylüyor.
AKUT’ta gönüllü olarak görev alan Bülent, 2009’da anma programında bir standın karşısında buldu. “Depremde beni kurtaran ekip vardı, elimi uzattım, şimdi de el uzatıyorum.” diyerek, “İnsanlara yardım etmek, ne kadar güzel bir duygu!” dedi. Elif ile tanıştığında, “Aynı gemideyiz, aynı gemideyiz, operasyonlara beraber gidiyoruz.” demişti. Bu, onların hayatındaki en büyük değişiklikti, evde ydi ancak artık hayatı birlikte.
Kahramanmaraş depremleri 6 Şubat 2023’te geldi, Hatay’da görev yaptı. “İnsanları hayata bağlamanın duyguları kelimelere sığdıramayacağım.” dedi. Deprem ülkesinde olduğumuzu, hazırlıklı olmamız gerektiğini vurguladı. “Deprem öncesi ve sonrası yapılacakları bilmek, yeri belirlemek, deprem çantası, acil ilaç, su, tek tek hazırlamak.” diye önerdi. “Yerinde çök-kapan-tutun yapmak da önemli.” demesiyle, “Eğer herkes hazır olursa, çökme daha az olur.” dedi.
Elif, “Çocuğumu depremi doğal bir şey olarak anlatıyorum, evde sürekli deprem konuşuluyor.” diyerek, “Bilinçlenirsek, durumu yönetiriz, o zaman karlı çıkacağız.” diye ekledi. Çiftin oğlu Ali Uras da “Depremden önce, anında ve sonra ne yapılmalı biliyoruz, korkuyu yendik.” diyerek, “Gelecekte ne olacak, bakalım.” diye sordu. Bakalım, bu aile ve AKUT da ne kadar uzun süre hizmet verir?
Kaynak: Orijinal Haber

