Kağıthane’de Korkunç Olay: Uyurken Balkonları Uçuruma Dönüştü, Mutfak Artık Yok!
İstanbul Kağıthane’de öğle saatlerinde akıl almaz bir olay yaşandı. Osmanpaşa Mahallesi Çınar Sokak’ta kentsel dönüşüm için çalışan bir iş makinası, yan binanın giriş katındaki balkona öyle bir çarptı ki, evin o kısmı komple inşaat alanına göçtü. Vallahi olay yerine gidenler gözlerine inanamadı.
Sabahın körü, saat daha 08.30-09.00 suları… Millet uykusunda, tatlı bir rehavet çökmüş herhalde. Derken bir gürültü kopuyor! Burak Eşcan ve ailesi uykudan fırlayıp kalkıyor. İlk akla gelen ne olur? Deprem! Yahu bu ülkede yaşayan herkesin ilk aklına deprem gelir zaten. Eşcan da aynen öyle düşünmüş, “Biz önce çok aşırı bir ses duyup deprem oluyor zannettik” diyor. Ama deprem falan değilmiş, işin aslı çok daha başka bir felaketmiş.
Bakın şimdi olayın detaylarına inelim. Arkada yapılan inşaatta çalışan dozer kepçesi, nasıl olduysa kontrolden çıkıp, yada operatörün bir anlık dalgınlığıyla, direkman Eşcan ailesinin balkonuna dalmış. Dalmasıyla beraber, balkonda ne var ne yoksa; masa, sandalye, saksıdaki çiçekler, belki kurutulan çamaşırlar… Her şey ama her şey aşağıya uçmuş. Burak Bey’in anlattığına göre balkon direkt mutfakla bağlantılıymış. Düşünün yani, mutfağa geçiyorsunuz, bir bakıyorsunuz kapı yok, duvar yok, korkuluk yok… Sadece uçurum. Direk boşluğa bakıyorsunuz. İnanılır gibi değil.
Neyse, devam… İhbar üzerine olay yerine bizimkiler yetişiyor hemen. İtfaiye, polis, zabıta, belediye ekipleri… Kim var kim yok dizilmişler Çınar Sokak’a. Belediye ekipleri tabi hemen tutanakları tutmuş, vaziyeti kayıt altına almışlar. Müteahhit tarafta ne yapmış peki? Hemen bir açıklama yapıştırmış tabi: “Mağduriyeti gidereceğiz” demiş. Hadi canım, öyle mi olmuş? Burak Eşcan’ın dediği gibi, “Söz uçar, yazı kalır.” İşte tamda o yüzden adamcağız soluğu karakolda almış, şikayetçi olmuş.
Evi zarar gören vatandaş Burak Eşcan yaşadığı dehşeti şöyle anlatıyor: “Daha sonra da arkada yapılan inşaattaki dozer kepçesi bizim balkona girdi ve balkonu içindeki eşyalarla beraber tamamen aşağıya indirdi. Şu an balkonumdan ya da odamdan baktığım zaman sadece uçurum görüyorum.” Yani düşünün, kendi evinizdesiniz, pencereden bakıyorsunuz ve aşşağısı uçurum. Bu nasıl bir psikoloji, nasıl bir korkudur. Adam diyor ki, “Olay çözülene kadar ben orada uyurken, yatarken kendimi güvende hissetmeyeceğim.” Haklı adam, sonuna kadar haklı.
Karşı taraf ne diyor peki? Mühendislerini göndereceklerini, en kısa zamanda, hadi bilemedin 15 gün içinde her şeyi çözeceklerini söylemişler. Önce Eşcan’ın işini halledip sonra kendi inşaatlarına geçeceklermiş. Ama işte, ortada kocaman bir boşluk var, bir tarafı tamamen yok olmuş bir daire var. Sadece bir sözle bu iş çözülecek mi? Burak Bey inanmamış tabi, gidip resmi kayıtlara geçirmiş her şeyi.
Olay şimdilik böyle. Ekipler gelmiş, tutanaklar tutulmuş, müteahhit “mağdur etmeyeceğiz” ayağına yatmış… Ama yaşanan korku, o anki panik, deprem zannedip uykudan fırlama… Onlar öyle kolay kolay unutulurmu? Hem düşünsenize, adamın mutfağı yok artık. Balkon dediğin yere adımını atsan, aşşağı düşeceksin. Bu nasıl bir ihmaldir, nasıl bir dikkatsizliktir arkadaşlar? Kentsel dönüşüm yapıyorsun diye insanların evini başına yıkma hakkını kim veriyor? Neyse, bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek, müteahhit sözünü tutacak mı yoksa işler yine yokuşa mı sürülecek? Merakla bekliyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber

