Güllü’nün ölümüyle ilgili iddianame kabul edildi. İlk duruşma 1 Ekim’de
Gül Tut’un canı, Yalova Çınarcık’taki dairenin altıncı katındaki pencereden düşerek sona erdi; iddianame kabul edildi, 1 Ekim’de ilk duruşma planlanıyor. Kalbim yetmiş, ama olayın seyrini anlatırken yine de sokağa çıkıp gözlem yapacak gibi hissediyorum, bakın işte başından sonuna kadar.
İlk akşam çalınan “Malkata” havası, Güllü’nün kızının odasında yankılanıyor, ardından aniden çıkan “Hadi görüşürüz” sesine kulak kesiliyor. Gül Tut, 18 metre yükseklikten beton zemine düşerken, ağır kafa ve omurga travmalarının ardından iç kanama sonucu nefesini veriyor. İddianame, bu geceyi “planlı” bir kaza olarak tanımlıyor, ama gözlerimizdeki soru işareti hala soluyor.
Tüm bu olayla ilgili güvenlik kamerası kayıtları İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelenmiş, ses kayıtlarında “Hadi görüşürüz” dediği genç bir kadın sesi işaret ediliyor. Tanıkların ifadeleri de iddianamenin vazgeçilmez parçaları; biri, Gül Tut’un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden ittiğini söylüyor. Telefon kayıtları bu açıklamaları destekliyor, ama şüphelinin dijital delilleri silmeye çalıştığı da raporda bulunuyor.
Şüpheli, Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçundan tutuklanmış; tutukluluk hali devam ediyor. Olayın öncesinde annesine yönelik tehdit mesajları, dijital delillerde tespit edilmiş, dijital incelemelerde “annem ölür” gibi ifadeler bulunmuş. Yalova Başsavcılığı, bu delilleri göz önünde bulundurarak, olayın ani bir kaza olmadığını, “dışarıdan müdahale” olasılığını öne sürüyor.
Kriminal inceleme, zeminde kaymaya yol açacak madde bulamamış; Gül Tut’un yükseklik korkusu olduğu, intihar eğilimi bulunmadığı rapor edilmiş. Bilirkişiler, pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleriyle dışarıdan müdahale olasılığını daha güçlü bulmuş. Adli Tıp Kurumu, ölüm şeklinin adli soruşturma ile ortaya konulacağını belirtmiş; dijital delillerin ortadan kaldırılması da soruşturma kapsamında ele alınıyor.
İşte bu noktada, “neye kadar devam eder?” sorusu aklımı kurcalıyor. Olayın ardından yurt dışına çıkma girişimleri, uyuşturucu aramaları ve suç temalı içerik araştırmaları da soruşturma evrakına girdi. Şüphelinin telefonunu fabrika ayarlarına döndürdüğü ve cihazını değiştirdiği iddiaları, olayın arka planını daha da karmaşık hâle getiriyor. Bakayım bundan sonra ne olacak? Gelişmeleri yakından takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber

