Çarşamba, 28 Ekim 2026

Futbolun En Tehlikeli Sessizliği: Konuşmayanlar Oyunu Nasıl Değiştiriyor?

3 dk okuma 0 yorum

Valla ne zaman bir maç izlesem, son düdükle beraber başlıyor asıl curcuna. Mikrofonlar uzatılıyor, telefon kameraları açılıyor, herkes bir şey söyleme telaşında. Gol sevincini dakikalarca abartanlar mı dersin, hakemin suratına bağıra çağıra itiraz edenler mi… Şu gürültülü futbol dünyasında, işin aslı şu ki, asıl ağır taşları en sessiz adamlar kaldırıyor.

Bakın şimdi, bir kaptan düşünün. Takım geriye düşmüş. Hemde deplasmanda, tribünler homurdanmaya başlamış, oyun fena dağılmış. Yahu o kaptan bağırmıyor kardeşim. Ne takım arkadaşını suçluyor, ne de el kol hareketleriyle ortalığı inletiyor. Adam sadece gidiyor, topu alıyor, santra noktasına dikiyor ve oyunu yeniden başlatıyor. İnanırmısınız? Liderlikaslında tam da bu değil mi? En yüksek sesle konuşan değil, en doğru anda buz gibi sakin kalabilen adam olmak…

Ama şuan ki futbol bu sessizliği hiç sevmiyor beyler. Her maçtan sonra bir kahraman, her mağlubiyetten sonrada hemen bir günah keçisi ilan ediliyor. Bi takım neden üst üste puan kaybediyor? Bi oyuncu neden formdan düşdü? Teknik direktör neden ısrarla aynı sistemi oynatıyor? Millet hemen cevabını istiyor, hemde 90 dakika biter bitmez. Sanki herşey o anda çözülebilirmiş gibi. Yalan yok, oysa bu oyunun doğasında cevabı hemen verilemeyecek sorular var. Bazen o cevaplar ertesi günkü basın toplantısında değil, aylar sonra anlaşılır arkadaş. Çünkü futbol dediğin şey sabır işi. Sabırsız adamların en çok ahkam kesdiği ama sahiden sabırlı olanların kazandığı bi oyun bu.

Düşünsenize, sessizlik bazen bir hazırlık aşamasıdır aslında. Bazen de o gereksiz, ağız dalaşına dönen tartışmaların dışında kalabilme becerisidir. Neyse, devam edelim… Bugün konuşmak çok ucuzladı ya. Bi telefon kamerası buldunmu, bi video çekdinmi, hop dakikalar içinde milyonlar izliyor. Ama zor olan ne biliyor musunuz? Hiç konuşmadan karşındakine güven verebilmek. İşte bazı futbolcular aynen bunu yapıyor. Siz onları ekranda görmezsiniz, demeçlerini okumazsını ama teknik adam sahaya ilk onların adını yazar. Çünkü onların performasının reklama ihtiyacı yoktur ya…

Futbolun en enteresan tarafıda burası. En sessiz adamın yaptığı en değerli iş, genelde alkışın en kısık geldiği yerden çıkar. Belki de gerçek profesyoneller bu yüzden hem övgüyle hem eleştiriyle arasına aynı mesafeyi koyuyordur. Adamlar bilir ki, bu oyun bi gün seni göklere çıakrır, ertesi gün tutar yere indirir. Peki mesele ne? İki durumda da aynı adam kalabilmek… Hadi canım, işte asıl zor olan bu.

Evet bugün futbol ışık hızında. Daha görünür, daha caf caflı, daha gürültülü. Ama gelin görün ki, bazı kritik maçları hala o sessiz adamlar kazanıyor. Belki de bu oyunun en kuvvetli cümlesi, hiç söylenmiyen cümledir. Sahi, bundan sonra bi maç izlerken kameraya oynayana mı bakacaksınız, yoksa işini yapıp kenara çekilene mi? İşte bütün mesele bu…

Kaynak: Orijinal Haber

Arzu Develi

Arzu Develi, Ajans On Haber bünyesinde editör. Haber metinlerinin kaynak kontrolünü ve dil düzenini yapıyor; güncel gelişmeleri tarafsız bir dille okuyucuya ulaştırmayı hedefliyor. Yayına hazırladığı haber sayısı: 1227.

Arzu Develi yazarının 1596 haberi →

Yorum Yap