Beşikçioğlu’ndan Şok Savunma: Ses Kayıtlarındaki Başkan Ben Değilim!

02.08.2026 - 11:00
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Ankara’nın Etimesgut ilçesinde gündem dün akşamdan beri fena karışık. CHP’li Belediye’ye 30 Temmuz’da şafak vakti yapılan baskının yankıları sürüyorken, gözaltındaki Başkan Erdal Beşikçioğlu’nun emniyette verdiği ifade bülbül gibi döküldü. Vallahi ne yalan söyleyeyim, tam 4 saat süren sorguda Beşikçioğlu’nun ağzından çıkanlar Ankara siyasetinin gündemini bir anda değiştirdi. İhaleye fesat karıştırma, rüşvet ve irtikap gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya kalan Beşikçioğlu, “Etkin pişmanlıktan faydalanmam” diyerek resti çekti ve soluğu mahkemede aldı.

Bak şimdi, olayın özünü bi anlatayım. 30 Temmuz günü Mali Suçlar ekipleri Etimesgut Belediyesi’ne adeta çıkarma yaptı. Tam 55 şüpheli için gözaltı kararı çıkarılmışdı, içlerinde ünlü oyuncu kökenli Başkan Erdal Beşikçioğlu’da vardı tabi. Beşikçioğlu, Ankara Emniyeti’nin yolunu tuttu, avukatları yanında, elleri kelepçeli değildi ama kalbi küt küt atıyordur eminim. 4 saatlik sorgu maratonunda suçlamaları tek tek reddetti. Hatta etkin pişmanlık nedir, onu bile elinin tersiyle itti. “Ben özgür irademle ifade veriyorum, hiç bir şeyden faydalanmak istemiyorum” dedi. Yani anlayacağınız, adam “Ben suçsuzum, ne pişmanlığı” der gibiydi.

İşin aslı şu ki, Beşikçioğlu’nun ifadesindeki en çarpıcı detaylardan biri Serkan Kozan isimli belediye çalışanıyla ilgiliydi. Malum, Kozan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanıp kuşları dökmüştü ya işte, Beşikçioğlu tamda bu noktada topa girdi. Yahu adam diyor ki, “Bu Serkan Kozan zaten bizden önceki dönemde yemekhane paralarını cebine indirmiş, müfettiş raporuyla sabit, açığa aldım ben onu.” İnanır mısınız, olayın rengi birden değişti. Hani neredeyse “Asıl suçlu o, bana bakmayın” diyecek ti. Elindeki belgeleri de dosyaya ekletmek için avukatlarına talimat vermiş. Kozan’ın yemek paralarını zimmetine geçirdiği iddiasıyla ilgili 2025’in Eylül ayında suç duyurusunda bulunulduğu da ortaya çıktı. Yani işler karışdı, iyice karıştı…

Gelelim 225 bin liralık şu meşhur para transferine. Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu, Beşikçioğlu’nun hesabına bu parayı göndermiş ya hani, işte o sorunun cevabıda en az soru kadar ilginçti. Beşikçioğlu, “Ben o sıra yurt dışındaydım arkadaş, otelde kredi kartım limit taktı, nakitde almıyorlardı. Mecburen Kerimoğlu’ndan borç istedim. Parayı karta yatırdım, limiti açtırdım, dönüştede ödedim” dedi. Yani adamın anlattığına bakılırsa olay resmen bir dost alışverişi, bir tür “abi bana bi şey olsun” durumu. Ama savcılık bu savunmayı yeterli bulucak mı , orası meçhul tabi.

Neyse, devam… İfadenin belkide en bomba kısmı ses kayıtlarıyla ilgiliydi. Bir konser organizasyonundaki rüşvet ve irtikap iddialarına dair kayıtlar dinletilmiş Beşikçioğlu’na. Oda ne desin, “O ses kayıtlarındaki başkan ben değilim!” diye bas bas bağırmış adeta. “Kayıtlarda adı geçen başkan, Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu’dur, içerikten o belli oluyor” diye eklemiş. Hatta organizasyon şirketinin biletleri satamadığı için zarar ettiğini, şimdide bu zararı belediyeden çıkarmak için iftira attığını iddia etmiş. “Benim bu işlerle hiç bir alakam yok, birimim yürütmedi” sözlerinide özellikle vurguladı. Cep telefonundaki yazışmalar sorulduğunda ise, Kerimoğlu’na gönderdiği şikayet mesajlarını, “İmarla ilgili olduğu için ona havale ettim, görevim bu” diye savundu.

Beşikçioğlu ifadesinin sonunda iyice net konuşdu. “Sayıştay raporları ortada, benim aleyhimde tek bir tespit yok. Ne bu şirket sahipleriyle bir HTS kaydım var, ne de bir kuruş para transferim. Suçlamalar tamamen soyut, delil falan yok” dedi. Mallarının ise belediye başkanı olmadan önceki oyunculuk yıllarından ve mirastan geldiğini söyledi. Yani anlayacağınız, “Ben tiyatrocuyum, param helal” diyor bir bakıma. Emniyetteki işlemleri biten Beşikçioğlu, soluğu Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nda aldı. Avukatlarının ifadenin alınış şekline dair bi itirazı olmamış, onlarda müvekkillerinin arkasında duruyor. Dosyadaki 55 şüpheliden biri olan Beşikçioğlu’nun akıbeti şimdi savcılığın yapacağı değerlendirmeye bağlı. Millet sormadan edemiyor: Bu işin sonu nereye varacak? Tiyatrocu siyasetçi bu zorlu perdeyi atlatabilecek mi?

Kaynak: Orijinal Haber

Arzu Develi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap