Çarşamba, 09 Eylül 2026

Çinli Markaların Türkiye’deki sancılı yolculuğu!..

Mine Ulubatli 2 dk okuma 0 yorum

Türkiye’de Çinli markaların satışları hızla yükseldiğinde, Otomotiv Sanayicileri Derneği (OSD) Başkanı ve Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, yerli üretimin rekabet gücünü korumak amacıyla müdahaleye geçti. Aylık basın toplantılarında Çinli otomobillerin fiyat ve donanım avantajlarıyla tüketicileri çektiğini vurgulayan Eroldu, yerli payın düşüşünü endişeyle karşılayarak Ankara’ya “Ya yatırım ya yaptırım” mesajları gönderdi. Bu çabaların ardından hükümet, Çin modelleri için ek vergiler ve tarifeler getirdi; vergi üzerine vergi yükü bindirilerek Çinli otomobillerin rekabetçi fiyatla satışı zorlaştırıldı. Bu süreçten Türkiye’de üretim yapan Tofaş, Renault, Toyota ve Hyundai gibi yerli üreticiler bir nebze rahatlama hissettirdi.

Ağustos 2026 verileri, pazarın 13,78 % küçüldüğünü ve toplam 564 241 otomobil satıldığını gösterdi. Çinli markaların pazar payı ilk sekiz ay sonunda %5,99’a geriledi ve Ağustos ayında %4,31’e düşüş kaydedildi. Çinli otomobil satışlarında Chery 16 056 adede ulaştı, OMODA & JAECOO 8 886 adede, BYD 6 878 adede, MG 1 940 adede ve Hongqi 17 adede satış gerçekleştirdi. Chery ve OMODA & JAECOO birlikte 24 942 adet, yani toplam Çinli satışlarının yaklaşık %74’ünü oluşturdu. Ağustos rakamları ise Chery 1 361, OMODA & JAECOO 960, BYD 46, MG 280 ve Hongqi 2 adede kadar sınırlı kalırken, BYD’nin Ocak 2026’daki 3 866 adelik satışından sadece %1,2’sine düşüş yaşandı.

Chery Grubu’nun Türkiye’de ayakta kalmasındaki kilit faktör, sadece Çinli üretim değil, yerel yönetim ve satış sonrası hizmetlerde oluşturulan güçlü altyapıydı. Ahu Turan ve ekibi, marka konumlandırması, bayi ağı, yedek parça ve iletişim stratejileriyle Chery’yi yalnızca ithalatçı değil, sürdürülebilir bir marka haline getirdi. 2026 Temmuz sonu itibarıyla Chery’nin Türkiye’deki müşteri sayısı 150 binin üzerindeyken, OMODA & JAECOO’nun kümülatif hacmi 49 55 bin adedi aştı. Bu başarı, vergi yükü artan bir ortamda bile marka güveni ve yerel uyumun ne denli kritik olduğunu gösteriyor. Çinli otomobillerin Türkiye’deki geleceği, yalnızca hacim değil, gerçek bir marka kimliği oluşturmanın uzlaşılan bir ölçütü haline gelecektir.

Mine Ulubatli
Mine Ulubatli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap