Bilim Kurulu üyelerinden “Büyük deprem mi geliyor?” sorusuna yanıt
Adalar’da 170’den fazla mikrodeprem, 18 Ağustos’tan beri artış, İstanbul’da paniğe yol açıyor. Yahu, sokağın her köşesinde sarsıntı hissediliyor, göğün üstünde gök gürültüsü gibi bir ses çalıyor. Değişen sismik veriler, “Büyük deprem mi geliyor?” sorusunu gündeme getirdi, bilim kurulu üyeleri açıklamaya başladı.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Salı gününden beri 3,2’ye varan mikrodepremlerin 170’in üzerinde olduğu kümeler oluşuyor. Adalar fayına yakın noktalarda gerçekleşen depremlerin çoğu buradayız” dedi. Vallahi, “Büyük depremin habercisi olabilecek bir yöntem yok, geriye dönük olarak anlaşılabiliyor” diye ekledi. “1999’den beri hareketlilik sürüyor, bu sayede gerilim azalıyor” dedi. Sözbilir’in sözleri, İstanbul’da yaşayanların sarsıntılardan dolayı endişelendiği bir ortamı yansıtıyor.
Prof. Dr. Şerif Barış, “Marmara Denizi Adalar fayında son günlerdeki hareketlilik, küçük parçaların kırılması sonucu oluşur” diye belirtti. “60–70 depremin sonra büyük bir deprem olması zorunlu değil” diyerek, spekülasyonları kınadı. “Türkiye bir depreme sahip ülke, risk yönetimi gerekiyor” şeklinde konulara yöneldi. Yalan yok, bu açıklamalar, halkın konutlarını yeniden inşa etmesi gerektiğini vurguluyor.
Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Adalar fayı üzerinde yoğunlaşan sarsıntılar, 5–13 km derinlikte farklı odak mekanizmalarıyla gerçekleşiyor” dedi. “AFAD gelişmeleri titizlikle izliyor, paniğe kapılacak bir durum yok” diye samimi bir dille uyardı. “Küçük bir hareketlilikten hemen büyük bir deprem geleceği söylemek spekülatiftir” diyerek, “Büyük depremin zamanını önceden bilmek mümkün değil” sözlerini tekrarladı. “Fayların ne zaman kırılacağı değil, yapı stoklarımızın ne kadar dayanıklı olduğu önemli” dedi.
Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, “Fayın aktivitesiyle ilgili literatürde farklı görüşler var” diyerek, “Küçük depremler tek başına fayın bütününe dair kesin bir sonuç vermez” öne sürdü. “Zamanda bağlı bir korelasyon yok, sadece lokal bir kesim aktif” diye belirtti. “Temelsiz iddialar, konut fiyatlarını ve sigorta piyasalarını etkileyebilir” diye uyardı. “AFAD’ın verilerine itibar edilmesi gerekiyor” diyerek, spekülasyonların zararını vurguladı.
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 18–20 Ağustos arasında Adalar’ın güneyinde 0,7–3,1 büyüklüğünde 117 depremin meydana geldiğini bildirdi. “19 ve 20 Ağustos’ta meydana gelen depremler, normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahip” olarak açıklama yaptı. “Mikrodeprem dizisi niteliğinde” öne sürerek, “Sismik aktivite 7/24 izleniyor” diye belirtti.
Bak şimdi, bu sarsıntıların bir büyük depremin habercisi olup olmadığını merak edenler için: Bilim kurulu üyeleri, mevcut verilerin spekülasyondan uzak olduğunu, büyük depremin zamanını önceden bilmenin mümkün olmadığını vurguluyor. “Gelişmeleri takip ediyoruz” diyerek, vatandaşların panik yerine hazırlıklı olmalarını öneriyor. Bakalım bundan sonra ne olacak?
Kaynak: Orijinal Haber

