Altay 1 Milyar TL Borçla Dibe Vurdu: Kayyum Kapıda, Taraftar İsyan Etti
İnanır mısınız? Daha 4 yıl önce Süper Lig’de top koşturan, adına “Büyük Altay” dediğimiz o şanlı kulüp, şimdi amatör kümenin eşiğine geldi dayandı. İzmir’in 112 yıllık koca çınarı, tarihinin en karanlık günlerini yaşıyor arkadaşlar. Olayın özü şu: Borç 1 milyar lirayı aşmış durumda. Yönetim kurmak mümkün değil, kimse taşın altına elini koymuyor. Başkan Sinan Kanlı da çareyi mahkemeye başvurup kulübe kayyum atanmasını istemekte bulmuş. Pazartesi günü resmen başvuruyorlarmış. Yani işler öyle sarpa sardı ki, 1914’ten beri ayakta duran bu dev çınar, şimdilerde mahkeme kapısında can suyu arıyor.
Vallahi durum içler acısı. Kadro desen darmadağın olmuş, transfer yasağı zaten aylardır devam ediyor. Eski yabancı oyunculara borçlar yüzünden FIFA’dan peş peşe puan silme cezaları geldide geldi. Şimdi A Takım belirsizlikten antrenmanlara bile çıkamıyor yahu. Düşünün, koca Altay’ın futbol takımı sahaya çıkacak halde değil! Geçen sezon 3. Lig’de son hafta mucizeyle kümede kaldılar, millet derin bir nefes almışdı. Ama o nefes boğaza dizildi adeta. Yeni sezon öncesi umut yerine kara bulutlar çökmüş vaziyette. Süper Lig’de tam 42 sezon mücadele eden, Fuar Şehirleri Kupası’na katılan ilk Türk takımı olma gururunu taşıyan bu kulübün hali ne olacak bilinmez.
İşin aslı şu, ortada kocaman bir sahipsizlik var. Ama bir isim çıktı dediki, “Durun, ortalık yangın yerine dönmesin”. Daha önce kısa süreli başkanlık yapan Yüksel Gürüz’ü destekleyen iş insanı Vahdettin Heyal, bu yangına ilk köpüğü sıkanlardan oldu. Adamın sözleri aynen şöyle: “İş biraz uzayacak. Biz de yönetimi kayyumdan alacağız. Size bu kulübün kapısına kilit vurdurma zevkini bu can bu bedende olduğu sürece yaşatmayacağım. 112 yıllık tarihi yok ettirmeyeceğim.” Bu çıkış bile taraftara bir nebze moral oldu aslında. Heyal resti çekti, “biz buradayız” dedi. Bakalım bu sözler laftamı kalacak, yoksa sahaya inen bir kurtuluş reçetesinemi dönüşecek? Neyse, devam…
Bu arada taraftar ne yapıyor peki? Onlarda boş durmuyor elbet. Manavkuyulular grubu öyle bir pankart hazırlamış ki, görenin içi sızlar. Aynen şunu yazmışlar: “Yazıklar olsun sana İzmir. Büyük Altay’ı yalnız bıraktın.” Altay sevdalıları bu pankarta sanal medyada binlerce beğeni ve yorum yağdırarak adeta ortak bir isyan bildirisi yayınladı. “Vakit susma vakti değil. Artık şahıs adı değil Altay’ın adı önemli. Başka Altay Spor Kulübü yok.” diye haykırdılar. Millet sitemli, kırgın ama bi okadar da kararlı. 112 yıllık koca çınara sahip çıkma çağrısı yapıyorlar. Yalan yok, insan bu satırları okurken boğazı düğümleniyor.
İzmir eğer bu çığlığa kulak tıkarsa, yazık olur be! Sadece tabelada bir takım kaybolmaz, asırlık bir tarih, müzedeki iki Türkiye Kupası’nın anıları, yeşil sahalardaki nice zaferin gururu silinip gider. Altay’ın kapısına kilit vurulması demek, İzmir sporunun en büyük ayıplarından biri olarak tarihe geçer. Heyal’ın dediği gibi, belki süreç uzayacak. Önce kayyum gelecek, sonra genel kurul süreci işleyecek. ama asıl mesele, bu uçurumun kenarından dönecek iradeyi ortaya koyabilmekte. İşte böyle arkadaşlar… Koca bir şehrin takımı, dört bir yandan kuşatılmış halde, sessiz bir çığlık atıyor. Kulak veren varmı dersiniz?
Kaynak: Orijinal Haber

