17 Ağustos depreminin 27. yılında, hayatını kaybedenler törenlerle anıldı
Söz konusu anma törenleri, Marmara bölgesinin tarihine dair kalp kırıcı bir hatırlatıcı olarak yansıyor. Yaklaşık 2000 vatandaş, 17 Ağustos 1999’daki depremin ardından hayatını kaybedenleri hatırlamak için bir araya geldi. Törenler, İstanbul, İstanbul, İzmit ve Bursa gibi şehirlerde düzenlendi; her birinde, kilise ve cami gibi dini mekanların yanı sıra, belediye meydanlarında da dualar okundu. Yılın bu günü, 27. yılını kutladığımızda, hâlâ kurşun gibi gözü gören acı hatıra… Yahu, bu kadar eski bir felaketten sonra bile, hala öyle bir etkinlik yapılması, insanın içinin derinliklerine dokunuyor.
Yerinde görebiliriz ki, her bir törenin başında, vatandaşlar ellerini birleştirip, memleketin yıkılan evlerinin önünde koyduları melek gibi beyaz çiçekleri dağıtıyor. Tüm bu süreçte, “Büyük bir deprem” dediğini hatırlatmak için, Prof. Dr. Naci Görür’ün konuşmaları da yer alıyor. Bu konuşma, “Büyük bir deprem olacak” uyarısıyla birlikte, önümüzdeki günlerde depreme karşı daha hazırlıklı olmamız gerektiğini vurguluyor. Görevleri, halkı bilgilendirmek. “Hep birlikte, bir adım daha ileri gideceğiz” diyerek, bir yandan da, “Büyük bir felakettin ardından, hatıralarımızı canlı tutmak için…” gibi sözlerle, direnişi devam ettiriyor.
Törenler, aynı zamanda, 27. yılın her bir anısına saygı göstermek amacıyla, yerel sivil savunma ekiplerinin de katılımıyla gerçekleştirildi. Bu sayede, acı dolu anılar bir yandan da, geleceğe dair umutlar yeşertiliyor. Herkesin kulaklarına çarptırılan bu anma törenleri, bir yandan “depremin ardından 27 yıl geçti” diye düşündürürken, diğer yandan da “İstanbul’da, İzmit’te, Bursa’da, hep birlikte, bir kez daha, hatırlayalım” diye bir çağrı getiriyor. Kısacası, bu gök gürültüsünün yıkıcı etkisiyle birlikte, insanlık adına büyük bir ders oldu; hatıra içinde, adım adım ilerleyen bir direniş var.
Kaynak: Orijinal Haber

